Gökçeada Lise Kampüsü Ön Seçimli Mimari Proje Yarışması
2014 | ödülsüz
21. yüzyılda yarışmalar “akla hayale gelmeyen,” “yeni” yaklaşımlardan beslenir oldular. Gökçeada Lisesi yarışmasında da tasarımımız, ülkemizde artık akla gelmeyen bir yaklaşımdan beslendi: “Mütevazi” olmak.
 
Merkez nüfusu 6450 olan adanın toplam nüfusu köylerle birlikte 8800 kişidir. Toplam 40 derslikli lise kampüsü 1200 kişilik nüfusu ile Gökçeada ölçeğinde önemli bir büyüklük sunmaktadır. Bu kapasitedeki bir yapının Gökçeada dokusuna eklenmesi tasarımın temel sorunudur. Alanda halen bulunan ve 60'li yıllarda yapılan yapılar bunun örneğidir. Parçalı kütlelerle, topoğrafyaya usulca oturan, iklimden ve yerel malzemeden kaynaklanan yerel yapılaşma dokusu ile dirsek temasında olan, öne çıkma arzusunda olmayan bir kurgu tasarımımızın ana aksını oluşturdu. Mevcut doku ile bütünleşme arzumuz, yer seçimini de etkiledi. Alanın kuzeyindeki, kırsal alanın sürekliliğindeki açık alan yerine, mevcut okulların kalkmasıyla oluşacak alan, yerleşke ile bütünleşme potansiyeli nedeniyle kaçınılmaz olarak tercih edildi.
 
Okulun yere ait olması tasarımın hedeflerinin başında geldi. Alan gözlemlendiğinde batıdan doğuya sert bir şekilde yükselen topğrafya, mevcut ağaçlar, duvar parçaları ve teraslanmış sert zeminler, yıkılacak yapılardan oluşan alanlar tasarımın verilerini oluşturdu. (Şema 1)
 
Yerleşkenin giriş değiştirilmedi.  Kurgu girişten başlayarak meydan, sokak, meydancık dizgisinde, kütlelerin etkilerinin küçültüldüğü, yapıların adeta tesadüfi olarak konumlandığı bir düzende oluşturuldu. (Şema 2) Anadolu Öğretmen Lisesi ve Meslek Lisesi bağımsız kütleler olarak tasarlandı. Ortak derslikler, kütüphane, öğrenci klüpleri ve kantinler ise, topoğrafyanın yarattığı eşiği tamir eden, lineeer uzanan, sokak cephesi yaratan kütle içinde tasarlandı. Her iki okul, bu blok ile köprüler ve düz ayak yaya ilişkileri ile bağlandı. Kapalı spor salonu ve yüzme havuzu sisteme eklendi. Arazi kotları sayesinde seyirci ve sporcu/ öğrenci girişleri yalıtıldı. Arazinin bu kısmındaki kot farkı değerlendirilerek, kapalı spor salonu kısmen toprağa gömüldü ve olası kütle etkisi azaltıldı. Spor salonlarının soyunma-duş-wc olanaklarının açık sahalara da hizmet vermesi sağlandı.
 
Konferans merkezi ve yemekhane girişteki ana meydan (aynı zamanda tören meydanı olarak da işlev görecektir) ile ilişkili olarak ele alındı. Bu iki işlev, gereğinde beraber kullanılabilmeleri için birlikte ele alındı. Arazideki kot farkı değerlendirilerek, üst kottan kullanıcı girişleri düzenlenirken, alt kotlar servis girişleri ve mekânları olarak ele alındı. Yerleşkenin teknik merkezi de bu düzenlemenin bir parçası olarak ele alındı.
 
Pansiyonlar çevredeki konut dokusunun ve öğretmen lojmanlarının sürekliliğinde düzenlendi. Ev atmosferinin tasarıma hakim olması amaçlandı. Bu amaçla kütle parçalanarak, etkisinin azaltılmasına çalışıldı. Mevcut yol şebekisi üzerine konumlanan yurtların yemekhaneye yakın olması sağlandı.
 
Yerleşke içinde kesintisiz yaya dolaşımı sağlanmasına karşın, tüm yapılara araç ve servis erişimi sağlandı. Ana girişe bağlı bir iç yol sistemi, aynı zamanda okullara gelecek öğrencilerin servis araç trafiğini de düzenledi. Kampüs içerisinde yer almasına karşın, ada halkı tarafından kullanılabilmesi düşünülen birimlere de bağımsız ulaşım olanağı yaratıldı. (Şema 3)
 
Yapıların biçimlenmesine ve yerleşkenin diline yerel biçimler kaynaklık etti. “Çatı” biçimlenmenin mimari ifadesi olarak kullanıldı. Kütlelerin dik açıdan bağımsız kurgusu, yapı geometrisi ve arazi kullanımının tasarıma katkılarıyla yerel dokunun bir tür simülasyonu arandı. Malzeme tercihleri, doğal olarak, yöredeki kullanımlardan daha farklı oldu. Ancak iyi eskiyen ve bakım sorunu yaşatmayan malzemeler seçildi.
 
Kampüsün zaman içinde büyüyebileceği dikkate alınarak, sisteme ek yapılabilmesi öngörüldü. Programda belirtilmememsine karşın, okulun büyümesi halinde, pansiyonun da büyüyeceği varsayıldı ve pansiyon için de gelişme öngörüldü.