Trencin - City on the River, International Urban Design Ideas Competition
2014 | ödülsüz
Kentlere kimlik ve kişilik veren kültürlerin belki de en önemlisi  “ Su kültürüdür”. Deniz, liman, kıyı, rıhtım, göl, kanal, nehir vb. Makro su öğeleri yanındaki yerleşimler, bu öğelerin sağladığı değerleri yaşamları ve mekânlarına yansıtabildikleri ölçüde, “su kültürlü topluluklar” olurlar.
Kuşkusuz “Orta Avrupa medeniyetinin yarattığı kanallar dünyasını” yadsıyamayız. Ancak günümüz teknolojisinde, bu kanallar dünyasının gerek Avrupa kent yaşamı, gerekse kent mekânlarına çok daha fazla zenginlikler katması beklenirdi. Trencin kenti bu sorunu ileri derecede yaşamaktadır.
Slovak üniversite öğrencilerinin sorunsalı “River on the city” olarak özetlemeleri, her hangi bir başka yoruma gerek bırakamayacak kalitede ve çok doğru bir saptamadır. Bu doğrultuda yapılan ilk pozitif ve süper işlem; mevcut demir yolu köprüsünün yaya ve bisiklet ulaşımına tahsisidir.
Bir yaya omurgası niteliğindeki bu bağımsız etken, öylesine güçlüdür ki, kent ölçeğindeki tüm ulaşım ve dolaşım hareketlerini değiştirebilecektir. Yani başka bir söylemle, kent yaşamında bir milat yaratabilecektir.
Böyle bir müdahaleden sonra, yapılacak ilk işlem ulaşımdaki bu yeni akım haritası saptamak ve bu akım haritasındaki sorunlar ve olanakları doğru deşifre etmektir. Yapılacak eşik analizi, bize doğru müdahale noktalarını da net olarak göstermektir.
Örneğin ŞEMA.1 de görülen; eski kent merkezi ile VAH nehri arasındaki KAOTİK alan, öncelikle en düst düzeyde kullanılabilir hale getirilmelidir. Tarihi kent merkezi ile VAH nehrini entegre etmeninde, yeni yaya omurgası (eski demir yolu)’nun işe yararlılığını en çoğa çıkartmanın da ilk adımı, bu KAOTİK zonu, gerek demir yolu, gerek karayolundan olabildiğince soyutlanmış bir kentsel yaya mekanı haline getirmektir.
ŞEMA I’de bu durum net olarak algılanabilir. Bu kaosun baş aktörü olan demiryolunun ana hattan (istasyondan) ayrıldığı noktadaki 212 m. kotundan, meydandaki yeni yaya köprüsü önünde 21 m. kotuna yükselerek gelmesi halinde (400 metrede 2.m) sorun çözülmektedir. Bu olamıyorsa, meydanın en alt kotu olan 208.m’ye göre 2.m’ye varan alt geçit operasyonları yapılabilir.  (ŞEMA II.)4
Trafik sorunu, nehrin batı kesiminde, eski merkezdeki kadar kaotik olmasa da, kentin Nehir ile entegrasyonu sorunu bu kesim içinde geçerlidir. Ayrıca burada nehirle entegrasyon için daha kolay düzenlemeler mümkündür. Örneğin; Yaya köprüsünün batı ucunda İstebnik mahallesi içlerine kadar uzanan ve istasyonla da bağlanabilen, altı kapalı otopark, üstü “kale manzaralı” bir ticaret platformu organize etmek mümkündür. Bu ticaret merkezinin kıyıda oluşturulacak bir küçük limanla bütünleşmesiyle, yeni kent merkezinin su ile entegrasyonu da sağlanmış olacaktır.
 
Ayrıca Zlatovçe mahallesinin, nehre bakan parsellerinin organize edilebilmesi halinde, basit bir üst geçit platformu ile hem nehir, hem de liman ile entegrasyonu sağlanabilir. ŞEMA IV). Bu kesimde yaratılacak turistik ve ticari mekân, alanda dönüşümü hızlandıracak ortamı güçlü bir şekilde etkileyebilir.
Tarihi kent merkezi batısındaki yaya zonunda, kültür köprüsü olarak nitelendirdiğimiz, YAYA OMURGASI,nın (Yaya Köprüsü) Kentin halen gelişmekte olan evrensel sanat Aktivitelerine yer sağlayan, bir büyük kültür platformu ile bütünleştirmeği sağlaması mümkündür. Bu platformun altında ve üstünde yer alacak kültürel işlevler (konser , bale , tiyatro, sinema, galeri ve belki opera vs.) kuşkusuz farklı bir çalışma ile ele alınmalı, programlanmalı ve belki de yarışma ile belirlenmelidir. Bu tür yapılar, kentin üniq yapıları olacaktır. Bu nedenle 2 -3 katlı koruma koşullarına uyması beklenmese de, yapıların mimarisinin üst kalitede olması ve silueti bozmaması gerekir.
Önerdiğimiz meydanda yer alan çarşı ve kent müzesi ile platform üzerinde yer alan klüp ve restoran yapısı 3 katı aşmayacaktır.
Çok işlevli kent meydanı gerektiğinde gösteriler, açık hava etkinlikleri, buz pateni vb. etkinliklere olanak sağlamakla beraber eski kent dokusu dikkate alınarak ebatlandırılmıştır.
Yapay tepeler, hem kent içi peyzajını zenginleştirmek ve boyut kazandırmak hem de demir yolunun görüntü ve gürültü etkisini yumuşatacak ciddi ögelerdir.
Bisiklet ulaşımı yakın gelecekte tartışmasız en güçlü ulaşım olacaktır. Bu amaçla, sistemleştirilmesi kaçınılmazdır. Bu nedenle, Nehri kat eden mevcut karayolu köprüsünün 2 yanına, bisiklet yolu strüktürünün eklenmesi önerilmiştir. Ayrıca, Adanın Orechove Mahallesi ile bisiklet ve yaya köprüsü ile bağlanması da, merkezler çevresinde ki sistemin tamamlanması açısından önceliklidir.
 
Old Herold alanı, mevcut yapılardan bazıları ve alandaki ağaç dokuları korunarak “mix use” kullanımına dönüştürüldü. Bu çerçevede ticari kullanımlar, büro, kreş, çık işlevli kültürel kullanımlar ve konutlar yer alacaktır. Alanın planlanması detaylı bir çalışmaya yaslı olarak geliştirilmelidir. Planlamada bu alanın eski demiryolu köprüsü ile oluşturulan yaya sistemine bağlanmasına özen gösterildi.