Konyaaltı Sahili Mimari ve Kıyı Düzenlemesi Fikir Projesi
2014 | ödülsüz | Antalya

 

Fikir yarışması başlığı ile isimlendirilen yarışmada bu düzlemde kalabilmek bize önemli geldi. Çünkü ; 

Alanın büyüklüğü ve tasarıma konu olan istemlerin 1/2000 gibi, çok küçük ölçekli olması, 

Alanda bir yandan sorunları tesbit etme ve değerlendirmeyi bekleyen ciddi potansiyellerin varlığı, (DSİ – kanalı vb.)

Kıyı bandına ulaşım ve erişimin, diğer alan kullanımlarıyla ilişkileri ve “yayalaştırma maksimize edilirken, erişiminde maksimize edilme” talebinin bir arada nasıl karşılanacağı ve bu nedenle ulaşımın çok öne çıkan özellikleri ve sorunları.

Çözüm önerilerinin olabilirliklerine ait stratejilerin çok ağırlıklı olması .

Tasarım dili ve temel yaklaşımında, mimari ve peyzaj’ın ayrıntılı düzenleme çekiciliğinin tuzağına düşmeden, “tasarımda hem büyük çizgiler oluşturmak, hem de önerilen mekânlardaki sosyo -kültürel yaşamın maksimize edilmesi, gibi sorunlar yumağının gerek açılımı, gerekse çözüm önerilerinin tasarımlaştırılmasını özetle ifade edebilmek için, olguyu 2 başlık altında sunmak istiyoruz. Bunlar : 

I –ULAŞIM  SORUNSALI VE ÖNERİLER  - Müdahele Biçimleri – Olabilirlikler

II – ALANSAL KULLANIMLAR, TASARIM DİLİ ,PEYZAJ VE KİMLİK SORUNU

Kuşkusuz bu 2 başlık altındaki ilişki sorunları, zaman zaman bazı tekrarları kaçınılmaz kılabilir. Bu durumu en aza indirerek, açıklamaları özetle sunmaya çalışacağız.

I- ULAŞIM SORUNSALI VE ÖNERİLER (Müdahale Biçimleri – Olabilirlikler)

1 -  Üst plan kararları ve imar planlarında, tüm kıyı bandının yayalaştırılması hedeflenmiştir.  Akdeniz Bulvarı ana girişi (Kavşak) ile kent ulaşım sistemine eklemlenen ve sahil yoluyla bütünleşen bu sisteme ait yol mekanının yaya’ya ve yeşil alana dönüştürülmesi,  aslında çok saygı duyulacak bir hedeftir. Bununla beraber, bu hedefe ulaşmak için, böylesine radikal bir kararın uygulanmasında da ve geri kalan yol sitemi ile yeterli erişebilirliği sağlanmakta da ciddi zorluklar vardır. Çünkü neredeyse yarışma alanın bütününde uygulanacak ulaşım politikasında, ulaşım hedeflerinin içeriğinde var olan “Caydırılıcılık”çok az yerde bahse konudur ve kısmen geçerlidir. 

Örneğin: Mevcut Konyaaltı Rekreasyon alanı ) mevcut Konya altı zonu dahil 5 km.lik sahil bandında erişebilirliğin maksimize edilmesi istenmekle birlikte, mevcut motorlu erişim yolları %60 azaltılmaktadır. İşte bu nedenle yeni yapılacak müdahale yaklaşımında erişebilirlik ve caydırıcılık dengesinin kurulması belki de en önde gelen hedeflerden biri olmalıdır.

a) Mevcut imar planında sahilden yaklaşık 100 -150 metre içerdeki kıyıya paralel 20 metrelik arter, profil olarak güçlü gözükmesine karşın; 

İki yönlü ve 80 – 100 metre aralıklarla çok sık kesiliyor olması.

Yol üzerinde zorunlu durak alanlarının çokluğu

Yol üstündeki konut ve turistik tesislerden girip – çıkan ciddi sayıda trafikle, yolun akışkanlık kapasitesinin düşmesi (her 40 – 50 metrede ) 

Yol’un Op. kullanılmasına getirilen önelemlerin hayata geçirilmesi için kat ettiği zonun bütünüyle etüd edilerek, gerekli düzenlemelerin yapılmasının zorluğu, gibi nedenlerle,

Alana erişim kapasitesinin düşeceği kesindir. Ve ayrıca bu düzenin hayata geçirilmesi için zamana gereksinim vardır ( ŞEMA – 1)

b) Akdeniz ve Yüzüncü  Yıl Caddelerinin kesiştiği kavşak, gerek mevcut Fuar ve Konyaaltı zonu, gerekse düzenlenecek 5 km. lik sahil zonunu kent bütünü ile ilişkilendiren tek kavşaktır. Bunun alternatifi olacak bir olanak , kavşakla liman arasındaki mevcut  45 metrelik ana arterde yoktur.  Ayrıca bu kavşak girişi ister mevcut sistem isterse kıyının yayalaştırılması sonucu oluşacak sistemin kent ile bağlantısı için ağırlık ve önemini koruyacaktır.

İki büyük rekreasyon zonunu (Fuar Alanı – Minicity ve Akvaryum) bütünleştirme elbette saygı duyulacak bir yaklaşımdır. Ancak her iki zon ve mevcut Konyaltına erişimin de maksimize edilmesi ( yarışma amaçlarından) amacı da karşılanmak zorundadır ve İstanbul-Barbaros Bulvarı gibi bir “Karayolları gösteriş simgesi olan” bu yolun, verdiği rahatsızlık en aza indirilmelidir. Ancak yaklaşık 80 metre genişliğindeki bu yol 14 metre (1+1 gidiş-geliş+1+1 yanaşma izli) olarak düzenlenerek , geri kalan 60-70 metre genişlikte zonun gereksinimi olan ağaçlıklı otoparklar, parklar ve büfe gibi rekreaktif kullanımlar düzenlenmelidir. (ŞEMA –II) İki park arasındaki yaya ilişkisi için artık hemzemin geçitler yeterli olacaktır. Bununla birlikte Akvaryum- Minicity alanını, 2 geniş altgeçit (çarşılı) ile hem kıyıya, hem de Fuar alanına bağlamak kolaydır.

c) Gerek alan bütünü, gerekse 6 km.lik alan içinde erişebilirliğin motorlu araca dayandırılması çok yetersizdir.  Mevcut büyük trafik doğurucu ögelerin (Fuar, Kültür Park, Konyaaltı rekrasayon zonu, Serbest bölge ve liman) gerek kent ile gerek kendi aralarındaki ulaşımı gereksinmini gerekse 5 km.lik plaj ve turistik banda ulaşım entegre edebilmek için “ ciddi bir toplu taşın sistemiyle desteklenmesi” gerekir. İlk akla gelen hızlı tramvay sistemi bu işlevi sağlayabilir. Ancak hızlı tramvay yolu alan bütününde kara-deniz yönündeki yaya akımları için karayolundan az olmayan ciddi bir eşik oluşturur. 

Normal tramvayla da bu gereksinim karşılanamaz çünkü gereken çok sayıda araç beraberinde çok sayıda önlemi ve gürültüyü getirir. Bunun için ortalama hızı 30-40 km/saat olan, “tek kolonla taşınan, yerden yüksekliği 5.5 m.yi aşmayan yeni teknolojilerle ses sorunu minimize edilmiş (40-DB) Deniz manzarasını kesmeyen, ağaçlarla yatay çizgisinin baskınlığının giderilebildiği bir MONORAIL sistemi” bu işlevi yerine getirebilir.

Bu sistem kentteki mevcut tramvay sistemi ile entegre edilebildiği gibi. Alandaki otopark alanlarıyla da ilişkilendirilmiş bir sistem olabilir. Ayrıca Alanın kuzey ve kuzey doğusundaki büyük kentsel alanlara, zaman içinde kolaylıkla yaygınlaştırılabilir.

Yalnız ulaşımı sağlamak değil çok keyifli bir gezinti aracı olup turizmi destekleyen bir etkisi de dikkate alındığında, önceliği ve ağırlığı olan bir sistemdir. (Örnek: Sidney mono – rail sistemi).

d) Gerek alan içi, gerekse alanın kentle ilişkisinde bisiklet çok ciddiye alınması gereken bir ulaşımdır. Bu sistemi kıyı bandında realize etmekte çok kolaydır. Ancak alanın kentle ilişkisinde de ciddi zorluklar yoktur. Bisiklet sistemi gerek sel yatağı boyunca, gerekse alandaki Akdeniz Caddesi koridorları içinde, gerekse kuzey – güney doğrultusunda ki sel vadicikleri mekanlarında yaygınlaştırılabilir.

e) Antalya kıyı kesiminde hiç yer almayan deniz ulaşımı için de etüdlere artık başlanılmalıdır.

Açık deniz dalga etkisini minimize edecek, ancak plaj işlevini’de zedelemeyecek türde küçük sığınma alanları (iskele ve rıhtımlar) oluşturulması düşünülmelidir. Deniz ve kıyı kültürü’nün içeriğindeki en önemli olgulardan biri, tekne ve tekneciliktir. (ŞEMA-3) Bu nedenle olguya denizle ilgili aktivitelerde sadece plaj’ın yeterli olmayacağı savından yaklaşmak doğru olur.

II- ULAŞIMDA STRATEJİK YAKLAŞIM – ULAŞIM POLİTİKASI  

Stratejinin içeriklendirilmesinde 5 ölçüt öne çıkmaktadır.

1-Zamana yaygın gelişme ve işletme

2-Mevcut ulaşım araçlarıyla (otoüs otomobil) sürdürülememesi

3-Erişebilirlilik kapasitesini en aza azaltan yayalaştırma/servis dengesinin uygulanamaması

4-Önerilen toplu taşım sistemi ile entegrasyon

5-Ulaşım sistemlerinin zenginleştirilmesi.

Kuşkusuz, ulaşım “alan kullanım” kararlarından soyutlanamaz. Ayrıntısına, “Alan kullanımları” bahsinde değineceğimiz, konuların ulaşımla ilgili bölümlerinden, odak alanlar,, önemlidir. Tasarımda 2 si mevcut (Liman ve Serbest Bölge ile kültürpark, fuar ve Konya altı Rekreasyon zonu) ikisi öneri olan 4 odak alan vardır.  Bunlar aynı zamanda “ Trafik doğurucu merkezlerdir”. Bu odak alanlara her çeşit ulaşım, sisteminin “doğrudan ulaşması” gerekir. Ulaşımın kritik bölümü 5 km’lik plaj bandıdır. Bu banda yer yer girip çıkan ve tercihan tek yönlü yavaş  (20 km. saat) servis yollarıyla, yapılmış düzenleme erişebilirliğin kolaylaştırılması amacıyla yapılmıştır. Sunduğumuz 1/2000 ölçekli yarışma projesi 3 evrelik bir stratejik yaklaşımın 2 ci etabına aittir. Bu evreler özetle şöyledir.

a) Birinci Etap (3-4 Yıl)

Akdeniz caddesinin 14 metrelik artere dönüştürülmesi ve geri kalan bantta ağaçlıklı otoparklar ile parkların yapılması (Fuarla ve kıyı ile bütünleştirme) 

Odak alanda ki mevcut iki otoparkın ağaçlıklı op. ye dönüştürülmesi

Akdeniz caddesi ile 20.m genişlikli doğu – batı ana arterinin akışkanlığını maksimize edecek önlemlerin alınarak realize edilmesi.

Plaj alanına servis veren tek yönlü servis yollarının yapılması

Plaj bandındaki yaya ve bisiklet yollarının yapılması

Kıyıda önerilen ODAK alanın proje ve alt yapısının oluşturulması

Kıyı bandındaki ağaçlıklı oto parkların yapılması

Mono- Rail sisteminin projelendirilmesi ve bir bölümünün yapılması ( ŞEMA -4)

b) İkinci Etap (4-7 Yıl) Öneri kentsel tasarım projemizin şekillendiği evredir.

Mono – Rail sisteminin tamamlanması

Yol sistemlerinin öneri tasarımımızda ki tüm öğelerinin yapılması

Odak alan olarak önerdiğimiz iç limanın yapılması ile deniz ulaşımın hayata geçirilmesi

Yol düzeninin önerilen 2 odak alana göre son revizyonlarının yapılması (ŞEMA- 5)

Not: Mümkünse 1. Etapta “kentsel ölçekte etüd edilen Tranvay sisteminin liman ile kent merkezi kısmının yapılması

c) Üçüncü Etap (7-10 Yıl)

Yaşanan 1 ve 2 etap ta sistemde saptanan eksik yada hatalı hususların revize edilmesi.

Edinilen tecrübe’ye yaslı olarak kıyının bütünü yada bazı bölümlerinin yayalaştırılması

Mono –Rail sisteminin kente doğu yaygınlaştırılması

Su ulaşımının gerek kıyılarda, gerekse kanallaştırılacak sel yatağı boyunca geliştirilmesi.

Kuşkusuz yukarıdaki etaplı yaklaşımlarda, birbirlerine geçişler olabilir. Örneğin, Sidney Mono-Rail Sistemi (30-40 km) 1.5 yılda tamamlanmıştır. Böyle bir yatırım Antalya çapında bir proje için yapıldığında, alanımızdaki Mono-Rail süreci 1 yılı bulmaz. Benzer, yatırım süreleri iç liman içinde bahse konudur.

III – ALAN KULLANIMLARI, TASARIM DİLİ, PEYZAJ (TİPOLOJİ) ve KİMLİK SORUNU 

Alanı karakterize eden ögeler ve olgular (yaşamsal ve mekansal faktörler)

a) Makro Odak Alanları

Alanın batı kesiminde yer alan Liman/Serbest Bölge ile doğu kesimindeki “Fuar, Plaj, Akvaryum ve Minicity’ nin oluşturduğu kompleks yarışma alanı mekanının iki büyük odak alanı özelliklerini taşırlar. Bu mekanlar en güçlü taoplanma/dağılma merkezi özelliklerini taşıyan “trafik doğurucu” odaklardır. Bu mekanlar, toplu taşın başta olmak üzere, her çeşit ulaşımla erişim kapasitesinin maksimize edilmesi gereken alanlar olup, mevcut kapasitesinin toplu taşınla desteklenmesi gerekir. Bu odaklardan “Liman – Serbest Bölge “ zonu, bu aşamada inceleme ve değerlendirmemiz dışında bırakılmıştır. Ancak özel bir proje olarak ele alınması zorunludur.

b) Fuar, Akvaryum, Minicity Parkı ve Mevcut Konya altı Plaj Zonu

Toplun taşın ve Mono-Rail

Mono – Rail tercihinde aşağıdaki etmenler ağırlıklıdır. Şöyleki : 

Alandan  geçen h= 5.5 metre yükseklikteki Mono – Rail’in mekandaki “çizgisel etkisi” ağaçlandırma ile sorun olmaktan çıkacaktır.

Mono-Rail, bu bölgede ki ulaşım taleplerini büyük ölçüde karşılayacağı gibi, seyahat edenlere “Mavi dağlar, yeşil ve deniz manzaraları sunan ve aynı zamanda turizmi ciddi olarak teşvik eden bir “keyif aracı” olacaktır.

Kuşkusuz otobüs taşınımı da olabildiğince geliştirilebilmelidir.

Özetle, ulaşım her çeşidi ile ve olabildiğince entegre bir sistemle organize edilecektir.

Peyzaj ve Ağaçlandırma

Ağaçlandırma gerek Antalya iklimin ileri ölçüde yarattığı gölge gereksinimini karşılamak, gerekse görsel kalite açısından, tasarımın en belirleyici ögesi olarak ele alınmıştır.

Mevcut ağaçlıklar korunacak ve geliştirilecektir.

Peyzaj tasarım ilkesi olarak bütün alanda ve özellikle kıyıdaki 5 km.lik gezinti arterinde, Antalya ‘yı karakterize eden ağaçların (hurma, portakal, turunç vb.) egemen olmasına özen gösterilecektir.

Ağaçların kıyı bandındaki konumlandırılmasında bir tipolojik yaklaşım, mekansal yeşil karakter için önemlidir. Şöyle ki : 

Gezinti yolu üzerindeki görüşü kesmeyecek hurma vb. ağaçlar yer alacaktır.

Gezinti yolundan denize  (Plaja) dik sıralar halinde tuzlu rüzgara dayanıklı, gölge veren ağaç sıraları ile oluşan büyük plaj kompartımanları, kısmen gölge ağaçların, kısmen şemsiye vb. gölgeliklerle donatılacaktır.

İçinde Pazar yeri, küçük gösteri mekanları, büfe vb kullanımların yer aldığı “ağaçlıklı meydanlar, yüksek gövdeli ağaçlarla düzenlenecektir.

Gerek Konya altı mevcut kesimi, gerek alan bütünündeki geniş zonlarda, ağaç yerine, “üzerine saçakların (Büfeler) eklemlenebildiği düşey pergola yada yan şeffaf (pencere, kapı vb.) duvar elemanları yer alabilecektir. (klinker tuğla, beton vb.)

Gerek ağaçlandırma gerek yapılandırmada falezlerin kapatılmaması dikkate alınacaktır.

Özetle ağaçlandırma gerek gölge temini, gerek bakıyı yönlendirme, ve gerekse kıyı mekanının şekillenmesinde dominant unsur olacaktır.

Yapı Müdahaleleri 

Hafif , alçak ve baskın olmayan bina strüktürlerinin precast elemanlarla üretebileceği konusu, belki ayrı bir tasarım yarışmasına konu olmalıdır.

Denize dik yönde kullanılacak duvar strüktürleri (düşey pergola, vb.) mekanı karakterize eden

“kentsel duvar tipolojisi” yaratmak amacıyla önerilmiştir. Bu kullanım denize doğru yer yer köprü ile ulaşılan iskelelerle kombine edilmiştir.

Yaya Yolları ve Sert Peyzaj Yaklaşımı

Otopark alanlarının beton asfalt kaplamaları hem görsel, hem de fırın etkisi yapan klimatik olumsuzluklar nedeniyle ciddi bir sorun iken, buna “insanların bir anlamda, ondan kaçmak için bu mekanlara geldiği, otomobil yığınlarının görsel kirlikleri” eklenince, sorun ciddileşmektedir. Çünkü otopark alanlarına alan bütünündeki gereksinim, değişik ölçülerde, her zaman var olacaktır. Bu nedenle, otoparklar her şekliyle ağaçlıklı olmalıdır.

Meydanlar

Otoparklardaki klimatik sorunlar, meydanlar içinde değişik ölçeklerde vardır.

8-10 metre’lik gridal bir ağaçlandırma, Pazar alanlarının işlevini bozmadan, gereksinimi karşılayabilir. (Çok ağaçlı meydanlar ŞEMA -7)

Meydan boyutlarını abartmadan kullanmak gerekir.

Döşeme Alanları (Servis ve Yaya Yolları)

Alanın bütününde yar alan bisiklet yollarının beyaz bordürlü, yer yer ince beton çerçevelerle stabilitesi temin edilmiş, renkli (kırmızı, kiremit vb.) “Sıkıştırılmış (agrega edilmiş) kil dolgu” ile yapılması önerilmiştir.

Yaya yolları tercihan açık renkli (güneşi yansıtmayan) doğal yada suni parke kaplama olabilir. 

Servis yolları, (özellikle plaj kesiminde ve son aşamada yaya’ya dönüştürülecek olanlar)  bitişiğindeki yaya yolları gibi döşemelendirilmelidir. Bu yollarda hız 20-30 k ile tahdit edilmeli, net genişliği 5.5 m. ve tercihan tek yönlü olmalıdır. (ŞEMA -7)

Mono – Rail

50-60 metre aralıklı sutunlar üzerinde ve şeffaf vagonlu olmalıdır. (Sidney örneği gibi.) 

Ortalama hızı 35/km saat olan ve çok az sesli modeller tercih edilmelidir.

c) Öneri Odak Alanlar

İç Liman ve Kanal Çevresi

Denizden itibaren etap, etap geliştirilecek kanal sisteminin, gerek iç liman, gerekse diğer kesimleri çevresindeki alan kullanımlarını ciddi boyutta etkileyecektir. Bu nedenle özel bir dönüşüm projesi konusudur. Girişi basit bir dalga kıran ile (yeri deniz derinliğine göre saptanacak)korunan iç liman 1.5-2 m. su çeken tüm tekneler için (orta boy yatlar, balıkçı tekneleri, özel tekneler vb.) organize edilmelidir.  İç liman yakın çevresi çarşı olarak gelişen ve özel eğlence birimlerinin yoğunlaşacağı bir odak olacaktır. Ayrıca, liman mekanında bir “yarı açık konser ve festival amfisi”nin yer alması çekiciliği maksimize edecektir.

İç liman girişindeki yaya köprüsü ortasında yaklaşık 20 metrelik kısım yelkenli tekneler için açılır/kapanırstürüktürde olabilir.

İç kesimde kanallaşma geliştikçe çevresindeki çiçek bahçeleri, seralar, kır kafeleri vb. Kullanımlar zonu farklılaştıracaktır. Ayrıca iç liman bitişiğinde ağaçlıklı bir karavan alanı iç liman ve kıyı yaşamına ciddi katkularsağlayacaktır.

Kanal boyunca düzenlenecek bisiklet ve yaya yollarıyla, kuzeydeki büyük bir kentsel alanın kıyı ile ilişkisi çok güçlenecektir.  İç Limanın, deniz kesimindeki kısmı realize edildiğinde, selin aşırı olduğu hallerde devreye girecek 2 deşarj kanalı önerilmiştir. Deşarj kanalları, uçlarındaki kabartma tesisleriyle kontrol edilen, sürekli su öğeleri olarak, görsel hizmetlerini sürdüreceklerdir. Kanallaştırma iç kesimlere doğru geliştiğinde, bu deşarj kanallarına büyük olasılıkla gerek kalmayacaktır. Deşarj kanalları, uçlarındaki kabartma tesisleriyle kontrol edilen sürekli su öğeleri olarak, görsel hizmetlerini sürdüreceklerdir.

Kanallaşmanın iç kesimlere doğru ne boyut ve şekillerde kompartılacağı çok farklı boyuttaki mühendislik projesine göre saptanacaktır.

Kıyı Zonu Rekreatif Alt Merkezi

Gerek kıyı bandının geometrik ortasındaki konumu, gerek içerdiği Pazar yeri ve sosyo – kültürel tesislere yaslı olarak geliştirilecek bir rekratif ODAK ALAN olarak değerlendirilmiştir.

Küçük ölçekli çarşı ve kültür birimleri ile festival alanlarıyla desteklenen alanda ağaçlıklı otopark imkanları da yer almaktadır. Ayrıca çok amaçlı “Ağaçlıklı meydanlar” Pazar yeri, Festival Alanı ve Plaj Patformu vb. işlevlere ayrılabilecektir.

Plaj kullanımını azaltmayacak ölçekte bir dalga kıran (yüzerde olabilir) yapılabilirse deniz aktivitelerine teknelerinde katıldığı bir zenginlik oluşturulabilir. 

SONUÇ: Yukarıda özetlediğimiz açıklamalar sonucu, bu fikir yarışması kapsamında öne çıkan tasarım sorunsalının çözümünde temel yaklaşımın “alanda yaşamsal ve sosyal değişim ve dönüşümlere dayanak teşkil edecek potansiyelleri deşifre etmek ve büyük alansal müdahalelerle, kaliteli ve özgün mekanlar oluşturmak” olduğunu söyleyebiliriz. Başka bir söylemle” planlamanın mimarlığın doğurucusu olmadığı sürece soyut bir kavram olarak kalacağını “ söyleyen ünlü tasarımcı Candilis’in bu özdeyişinde kullandığı mimarlık kavramını, projemizde: kentsel mekanda yaratılacak “ büyük çizgiler” olarak yorumlamağa çalıştığımızı söyleyebiliriz.